liquid en Turc

prononciation
i. sıvı, likit madde
s. likit, sıvı, akıcı, berrak, saydam, ıslak

Exemples

A bottle is usually made of glass and holds a liquid.
Şişeler genellikle camdan yapılır ve içinde sıvılar saklanır.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
When we drink we swallow a liquid.
İçmek, sıvıları yutmak demektir.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
You should drink a lot of liquid.
Çok sıvı içmelisin.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
When ice melts it becomes liquid.
Buz erirse sıvı olur.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
After he confirms the liquid is authentic you'll switch the vial with another one containing water and a radioactive isotope so that we can track via satellite.
O, sıvının otantik olduğunu onayladıktan sonra, küçük şişeyi içi su ve radyoaktif izotop bulunan başka bir şişeyle değiştireceksin, böylece uyduyu takip edebileceğiz.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
You have to learn not to use bleaching liquid for my colourful clothes.
Benim renkli kıyafetlerimde beyazlatıcı sıvı kullanmamayı öğrenmelisin.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
A sponge absorbs liquids.
Sünger sıvıları emer.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
Instead of ink, there was some unidentified liquid in the bottle.
Şişede mürekkep yerine, ne olduğu belirsiz bir sıvı vardı.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
That liquid is harmful.
O sıvı zararlıdır.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
Water and oil are both liquids.
Su ve yağ her ikisi sıvıdır.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!

Synonymes

1. fluid: elixir, solution, liquor
2. mellifluous: soft, mellow, honeyed



dictionary extension
© dictionarist.com