fundamental en Turc

prononciation
s. esas, temel, ana

Exemples

Let us turn now to the fundamental issue.
ޞimdi temel konuya dönelim.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
The government must make fundamental changes.
Hükümet temel değişiklikler yapmalı.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
- Are you sure that will work?
- Threat to colleague is a fundamental interrogation technique.
- Bunun yararı olacağından emin misin?
- Meslektaşı tehdit, temel bir sorgulama tekniğidir.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
I thought that in general we in the United States were too optimistic in believing that the Soviets might alter what had been for a long time, as a matter of fact for centuries, fundamental Russian policies in respect to the rest of the world.
Düşündüm ki genel olarak Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayanlar uzun süredir devam eden şeyleri, aslında asırlardır dünyanın geriye kalan kısmını ilgilendiren temel rus politikasını Rusyanın değiştirebileceğine inanma konusunda çok fazla iyimseriz.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
Gentlemen, these are all important fundamental rights,
Beyler, bütün önemli haklar bunlar...
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
Turkey has undergone a profound economic transformation over the last decade and its economic fundamentals are quite solid. 
Geçtiğimiz on yılda büyük bir ekonomik dönüşüm geçiren Türkiye'nin ekonomisi oldukça sağlam temellere dayanmaktadır.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
For all his faults, Tom had a fundamental sense of decency.
Tüm kusurlarına rağmen, Tom temel ahlak anlayışına sahipti.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
In the Aymara culture, respecting one's parents is fundamental.
Aymara kültüründe birinin ebeveynlerine saygı göstermek esastır.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
During the Middle Ages, honor was fundamental to the life of the free man and of the Christian man.
Orta çağlar boyunca onur özgür adamın ve hristiyan adamın hayatının temeliydi.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
Education shall be directed to the full development of the human personality and to the strengthening of respect for human rights and fundamental freedoms. It shall promote understanding, tolerance and friendship among all nations, racial or religious groups, and shall further the activities of the United Nations for the maintenance of peace.
Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!

Synonymes

1. first: rudimentary, original
2. essential: key, basic, basal, crucial, central, bottom



© dictionarist.com