alive en Turc

prononciation
s. canlı, sağ, hayatta, yaşayan, diri, hayat dolu; farkında; elektrik yüklü

Exemples

He could still be alive somewhere.
O hala bir yerlerde hayatta olabilir.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
We've got to catch the lion alive.
Biz aslanı canlı yakalamak zorundayız.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
Nicholas certainly is lucky to be alive.
Nicholas hayatta olmak için kesinlikle şanslı.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
Nicholas could still be alive somewhere.
Nicholas hala bir yerlerde yaşıyor olabilir.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
She believes her son is still alive.
Oğlunun hala hayatta olduğuna inanıyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
According to the report he is alive.
Rapora göre o yaşıyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
I don't know if Nicholas is dead or alive.
Nicholas'ın ölü mü yoksa canlı mı olup olmadığını bilmiyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
I tried everything to keep him alive.
Onun hayatta kalması için her şeyi denedim.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
This is how they catch an elephant alive.
Bu bir fili nasıl canlı yakaladıklarıdır.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!
There is little hope that they are alive.
Hayatta olduklarına dair biraz ümit var.
pronunciation pronunciation pronunciation Signaler une erreur!

Synonymes

1. bustling: alert, lively, swarming, brisk, quick, stirring, active
2. having life: animate, breathing, living, vital, active, mortal
3. existent: extant, working, operative, functioning



dictionary extension
© dictionarist.com